Uğuruna yıllarca savaşlar verilmiş, şu anda dünyanın en önemli dini noktalarından birisi. Tel-Aviv sonrası Kudüs’e geçtik. İlk izlenim, bir anda kendinizi asıl o doğu ülkesinde buluyorsunuz.

Tel-Aviv sonrası bayağı alışması zor bir süreç gibi geliyor. Beklediğimden çok daha fazla Arap bu şehirde.

Kudüs dediğim gibi gerçekten dini açıdan baktığınızda en kutsal şehir ama gelin görün ki, manzara pek de öyle değildi. Böylesi bir şehrin çok daha düzgün ve güzel olmasını beklerken, tam bir orta doğu dalgası suratımıza vurdu. Bu şehir ile ilgili en güzel şey bence yediğim humustu o derece ☹

Eğer diğer yazılarımı okumadıysanız önce sizi genel bilgilere, oradan Tel-Aviv’e alayım 😊

◊  NASIL GİDİLİR?  ◊

Tel-Aviv, Kudüs arası 67km. Eğer tur ile gitmiyorsanız alternatifler;

  • Taksi ile gitmek isterseniz en pahalı yöntem. Yaklaşık 75$ tutuyor.
  • Bizim sarı dolmuş türevleri var. 6$’a gidebilirsiniz. 1 saat gibi sürüyor yol trafiğe bağlı olarak. Tzemach David Caddesinde, otogarda bulunan dolmuşlara sorabilirsiniz.
  • Otobüsle gidecekler 405 numara otogardan kalkıyor. (Tel-Aviv Central Bus Station), 480 numara ise Tel Aviv-Yafo Arlozorov Terminali’nden kalkıyor. 4$ bilet.

◊  KUDÜS  ◊

“Kudüs (Arapça: Bu ses hakkında القُدس (yardım·bilgi), al-Kuds) veya Yeruşalim (İbranice: Bu ses hakkında יְרוּשָׁלַיִם (yardım·bilgi), Yeruşalayim), Orta Doğu’da bulunan, dünyanın en eski şehirlerinden biridir.

Filistin ve İsrail Kudüs’ün kendi başkenti olduğunu iddia etmektedir. Doğu Kudüs’le birlikte düşünüldüğünde, alan ve nüfus olarak, İsrail’in büyük şehridir. Kudüs, üç semavi din olan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam için kutsaldır. Uzun tarihi boyunca, Kudüs, iki defa yok edildi, 23 defa işgal edildi, 52 defa saldırıya uğradı ve 44 defa ele geçirilip tekrar kurtarıldı.

Şehrin en eski bölümüne, İsa’dan önce 4. milenyumda ilk yerleşim gerçekleşti. 1538’de I. Süleyman hükümranlığı altında, şehri çevreleyen duvarlar inşa edildi. Bugün bu duvarlar, Ermeni, Hristiyan, Yahudi ve Müslüman olmak üzere dört çeyreğe bölünmüş olan Eski Şehri (Eski Kudüs) çevrelemektedir.

Eski Kudüs, 1981 yılında Dünya Mirasları arasına girdi ve ayrıca şehir, Tehlike Altında Olan Dünya Mirasları arasındadır. Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür. Sonuç olarak, küçük bir alan olmasına rağmen, Eski Kudüs, birçok dini önem taşıyan noktalara sahiptir. “[1]

İklim konusuna gelecek olur isek, Tel-Aviv’e göre yaklaşık 8-10 derece sıcaklık artışı gördük. Aman dikkat yanmayın.

Bizim sürekli aklımıza gelen kısım Kudüs deyince aslında sadece eski şehir kısmı. Baktığımızda ise İsrail’in en büyük şehri. Bu yazıda ama sadece eski şehir kısmını anlatıyor olacağım. Çünkü bütün tarih ve asıl olay burası.

Kudüs için 1 gün bence gayet yeter bir süre. Biz aynı gün Beytüllahim’e bile gidip geldik.

Kudüs 4 bölümden oluşuyor. Hristiyan-Müslüman-Yahudi-Ermeni bölümleri.

Şehre giriş yapabileceğiniz birçok kapı bulunmakta. Şehre girince Pek etkilenmediğimizi belirtebilirim. Bizim kapalı çarşının daha ikinci sınıfı gibi. Dar sokaklar, İsrailli askerler baharatçılar, halıcılar, hediyelikler, meyve suları vs. gayet klasik bir Ortadoğu şehri.

Şehir ile ilgili diyebileceğim şey, kesinlikle en güzel, temiz bakımlı ve yeni kısımlar Yahudi bölümleri.

◊ YAHUDİLER İÇİN ÖNEMİ

Kudüs, Yahudiler için en kutsal şehirdir çünkü kutsal kitaplarına göre, İsrail Kralı Davud, Milattan Önce Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti olarak inşa etti ve oğlu Kral Süleyman, İlk Tapınağı şehrin içinde kurdu. Hristiyanlar için Kudüs’ün kutsallığı, Yeni Ahit’e göre İsa’nın bu şehirde çarmıha gerilmesinden ve 300 yıl sonra Azize Helena’nın İsa’nın hayatındaki hac noktalarını belirlemesinden gelmektedir.

Ağlama Duvarı (İbranice: HaKotel HaMa’aravi), Kudüs’te bulunan ve Yahudilerce kutsal sayılan, Büyük Tapınağın ayakta kalan batı duvarıdır. Bu sebepten dolayı Batı Duvarı adıyla da bilinmektedir. Yahudilerin, Süleyman’ın Kudüs’te yaptırdığı Beyt-ül-Makdis’ten kaldığına inandıkları ve kutsal kabul ettikleri duvar.

Yahudilerin ha-Kotel ha-Ma’aravi (Batı Duvarı) dedikleri bu duvar zamanla Hristiyanlığın tesiriyle “Ağlama Duvarı” olarak adlandırılmıştır. Yaklaşık 485 m uzunluğunda olan Ağlama Duvarı, toprak seviyesinin üstünde yirmi dört büyük taş sırası ile yer altında kalan on dokuz taş sırasından meydana gelir. Yüksekliği toprak seviyesinden itibaren 18 m olup 6 metresi mabed alanının seviyesini aşmaktadır. Taşlardan bazılarının uzunluğu 12 m, yüksekliği 1 m, ağırlığı ise 100 tondan fazladır.

Kadın ve erkek ibadet bölümleri ayrı burada. Ayrı dediğim de arada bir ip var yani. Cuma sakın gitmeyin, malum shabat. Duvara dua sıkıştıranlar, dua edenler, ağlayanlar, fotoğraf çektiren insanlar görmeniz çok muhtemel. Yahudilerin Hac bölgesi işte burası çünkü.

Ağlama Duvarı, yüzyıllarca Yahudilerdeki millî ve dinî şuuru ayakta tuttu. Kurtarıcı Mesih inancı da, bu şuurun devamını temin etti. Yahudi inancına göre, “Bu duvar yıkılmayacak ve Rab, mabedin batı duvarını asla terk etmeyecektir!” Bu inanca göre Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa edecek olan Kurtarıcı Mesih’tir.

Bugün dünyanın her tarafından gelme Yahudiler, Ağlama Duvarı önünde sallanarak dua eder; Süleyman Mabedi’nin ayakta olduğu günlerin yasını tutarlar.

Burada çok ilginç olan nokta İsrail askerleriydi bizce ve en eğlenceli kısmı. Resim çektirmeye bayılıyorlar ve herkesle gülerek resim çektiriyorlar.

◊ HRİSTİYANLAR İÇİN ÖNEMİ

Via Dolorosa

Hz. İsa, önce çarmıha geriliyor sonrasında da yürüyerek en sonunda cezası kesiliyor bildiğimiz gibi. İşte bu yürüdüğü yol burası. Başlangıcından bitişine kadar numaralandırılmış durumda bu yol ve her noktada, İsa’nın neler yaşadığı anlatılıyor.

Büyük ihtimal Hristiyan grupları görmeniz mümkün burada. Biz gittiğimizde Arjantinli bir grup vardı, ellerinde kocaman bir çarmıh, arka grupta ise müzik yapanlarla birlikte bu yolu yürüyorlardı.

Burada noktalara dikkat edin çünkü kaçırması gerçekten çok kolay. Direk gözünüze gözünüze sokulan noktalar değil.

1) İsa’nın idam cezasının verildiği nokta.

2) İsa’ya dikenli tacın takıldığı ve çarmıhının verildiği nokta. Bulması en kolay nokta.

3) İsa’nın üç düştüğü noktalardan ilki.

4) Burası Ermeni ortodoks tapınağı. İsa’nın annesi ile görüştüğü nokta. Ayrıca 1915 Ermeni soykırımını anan bir heykel de mevcut burada.

5) Bu nokta, Cyrene’den Simon’un İsa’nın çarmıhını taşıdığı nokta.

6) Bu nokta Veronica’nın İsa’nın yüzünü bir bez ile terini sildiği nokta. Denir ki, sildikten sonra İsa’nın yüzü beze geçmiştir.

7) İsa’nın 2. Düştüğü nokta.

8) İsa’nın bir grup kadına vaaz verdiği noktadır.

9) Kutsal Kabir Kilisesi. Çok saçma ve girişi ücretli. İsa’nın üçüncü kez düştüğü nokta.

10) İsa’nın bütün kıyafetlerinden arındırılması

11) İsa’nın çarmıha gerilmesi

12) İsa’nın çarmıhta ölmesi

13) İsa’nın bedeninin çarmıhtan indirilmesi

14) Kilisenin merkezinde, İsa’nın mezarı.

Kutsal Kabir Kilisesi

Hristiyanların haç noktası. İsa’nın mezarının bulunduğu yer (inanılan dersek daha doğru). En az 4. yüzyıldan beri, İsa’nın yeniden dirileceği yer olmasına inanılması nedeniyle, bu kilise Hristiyanlar için önemli hac noktalarından biridir. Bugün, Kilise, Kudüs Rum Ortodoks Patrikliğinin merkezi olarak hizmet etmesinin yanında başka birçok kilise tarafından ortak kullanılmaktadır. Katolik Kilisesi, Rum Ortodoks Kilisesi, Ermeni Apostolik Ortodoks Kilisesi, Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi, İskenderiye Kıpti Kilisesi ve Etiyopya Ortodoks Tewahedo Kilisesidir.

Açıkçası çok ülke gezdim, %95’i Hristiyan ülkedir ve her kiliseye girdiğimde, dindar biri olmasam bile o ortam etkiler beni ama burada hiç olmadı sıfır. Belki de bir topluluğun, insan yapımı bir şeye anlam koyması ve inancını buna göre oluşturmasından olabilir. Bir sorun ise, girdiğimiz yapıların çoğu hep yarısı tadilattaydı.

Eğer İsa’nın mezarını görmek istiyorsanız uzun bir kuyruğa hazır olun, biz vazgeçtik girmekten. Çok fazla sıra var.

Etraftaki eşyalara tüller süren, dua okuyan sürüyle Hristiyan’ı göreceğiniz yer bu kilise.

◊ MÜSLÜMANLAR İÇİN ÖNEMİ

İslamiyet’te Kudüs, Milattan Sonra 610 yılında ilk Kıble olmuştur ve Kur’an’a göre Muhammed, 10 yıl sonra Miraç’a bu şehirden çıkmıştır.

Sünni Müslümanlar için Kudüs üçüncü en kutsal şehirdir.

Haha. Hemen söyleyeyim öncelikle, Müslüman bölgelerinde, Mescid-i Aksa girişinde vs. dua sormuyorlar! Bir an giremeyiz diye baya tırsmıştım o yüzden ama pasaportunuza bakıyorlar bu onlar için yeterli. Tabi bize inanmayan çok olduğu için 4 kere pasaport gösterdik. Kot tişört/gömlek gittik erkeklerde bir sorun yok aslında ama aah ah kadınlarımızın çektiği. Mecbur örtüneceksiniz. Ecenin altında uzun etek olmasına rağmen bilek gözüküyor diye üstüne ilave pis bir uzun etek giydirdiler. Saçını da kapattı tabi ama komple sıkalım ölelim yapmanıza gerek yok, başınıza tülü atın yeter. Tabi camide üstüne vazife bilip ecenin örtüsünü düzeltmeye çalışan teyzeler de olmadı değil. Bu bölgeden etkilendim mi hayır ve özellikle Ece’ye yapılan tutum nedeniyle tamam haydi gördük ettik çıkalım oldu, kendisinin gözünden olaylara bakmaya çalıştığımda da hak vermiyor değilim.

Kubbet’üs Sahra

Evet, bir numaralı yanlış. Bütün Kudüs resimlerinde görünen cami, Mescid-i Aksa değil, Kubbet’üs Sahra.

Kubbet-üs Sahra Musevilerin Kudüs Tapınağı olarak isimlendirdikleri en kutsal binalarının bulunduğu ve bazen “Tapınak Tepesi” adını verdikleri bir tepenin üzerindedir. Bu tepe üzerinde inşa edilen Birinci Tapınak MÖ 586 yılında Babilliler tarafından tahrip edilmiştir.

İslam’da Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa’nın mevkinin istisnai önemleri vardır. Bu mevkinin Muhammed peygamberin isrâ ve miraç mekânı olduğuna inanılmaktadır. Rivayetlere göre Muhammed, Recep ayının 27. gecesinde önce Burak isimli bineğe, bindirilerek Mescid-i Harâm’dan alınmış ve Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür (İsrâ).

Kubbet-üs Sahra İslâm mimarisinde bilinen ilk kubbeli eserlerdendir. Bu yapı Abdülmelik’in halifelik döneminde 689-691 yılları arasında inşa edilmiştir.

İçerisi peki? Bildiğimiz cami, bir özelliği yok açıkçası. Yatıp uyuyan Araplar ile dolu. Kadın erkek ayrı giriş yok. Ayakkabınızı çıkarıp hop içeri girebiliyorsunuz direk ana kapıdan.

Mescid-i Aksa

Mescid-i A Müslümanlarca kutsal kabul edilen mekânlardan biridir ve Müslümanların ilk kıblesi olduğuna inanılır. Kudüs’ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde Mescid-i Aksa’nın adlandırması, surlarla çevrili eski şehrin güney doğu köşesinin en uzak noktasına kadar uzanan, surla çevrili bölge içerisindeki alanın tamamı için kullanılır. Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup, Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi ve sayısı iki yüze ulaşan birçok esere sahiplik eder. “Morya Tepesi” adı verilen küçük bir tepe üzerine inşa edilmiş olup, Kubbet-üs-Sahra’nın üzerine kurulduğu kaya bu tepenin en yüksek noktası olarak kabul edilir.

Mescid-i Aksa Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde geçer: “Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan (Mekke’den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Kudüs’e) götüren Allah’ın şânı ne yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.”Peygamber Muhammed ise Mescid-i Aksa hakkında şöyle demiştir: “Yolculuk ancak şu üç Mescid’den birine olur: Benim şu mescidime (Mescid-i Nebevî), Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksa’ya.” Bu hadis etrafında Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevî ve Kâbe ile birlikte üç harem bölgesinden biri olarak kabul edildiği için “Harem-i Şerîf” adını da alır.

Mescid-i Aksa’yı Yahudiler de kutsal kabul etmekte ve bu bölgeye Süleyman’ın inşa ettiği tapınağa nispetle Tapınak Tepesi adını vermektedirler. Burayı Tapınak bölgesi olarak gördükleri için, birçok radikal Yahudi grup aynı bölgede yeniden Süleyman Tapınağını inşa etmek üzere kurumsal çabalar içerisine girmiştir. Bu çabaların bir parçası olarak İsrail Devleti, Mescid-i Aksa’nın altında, tapınağın kalıntılarını bulmayı amaçlayan arkeolojik kazılara girişmiştir.

Yani bir değişiklik yok aynı cami yine. Kubbet-üs Sahra tarafı tamamen boş iken, abdest almak için musluklar, daha çok peyzaj, süslemeler bu tarafta kalıyor.


Davut Müzesi

Şehri tepeden görmek isterseniz güzel bir nokta. Yafa kapısının yanında bulunuyor. Ya, şöyle bir olay var, dışarıdan daha görünce “bu mu be” dediğiniz ve bütün hevesinizin kaçtığı bir yapı. Bunun yerine gün batımında Zeytin Dağı’nı öneririm kesinlikle.

Zeytin Dağı Tepesi

Özellikle gün batımında Kudüs manzarasını en güzel görebileceğiniz bölge kesinlikle burası. Biraz İstanbul’daki Pier Lotti’ye de benziyor. Mezarlık manzarası önünüzde. Bu kadar küçümsüyor gibi durduğuma bakmayın yazıdan o. O mezarlar sadece çok özel kişiler için, e malum Kudüs görüyor! Bazılar 5 milyon dolar!

Hz. İsa’nın son gecesini geçirdiği ‘Son Gece Kilisesi’ burada. Biraz daha yürüdüğünüzde de son yemeğini yediği ve Yehuda’ya ‘beni bir öpücükle mi kandıracaksın’ diye sorduğu zeytinliğe ulaşıyorsunuz. Tarihin gördüğü en eski zeytin ağaçlarının burada olduğu tahmin ediliyor.

Geceyi bence mutlaka burada bitirin derim, gün batımına göre saatinizi iyi ayarlayıp burada olun.

Bunun dışında görebileceğiniz yerler genel şehir hayatını görmek isterseniz Jaffa Caddesi ve Yehuda pazarı. Bir anda profilin değişim, pubların, gece kulüplerinin olduğunu görmek ilginç.

◊  NE YENİR?  ◊

Humus Ben Sira

Abi sen neydin. Abi sen neydin! Off hatırladıkça bile canım çekiyor. Humus ve falafel için adresiniz burası olsun. İsrail Genel Bilgiler yazımda yazmıştım, üzerine etli, fasulyeli, mantarlı halde de isteyebiliyorsunuz ve biz et/mantar denedik ama ikisi de sade kadar güzel değildi. Porsiyonlar baya büyük, bazlama ile servis ediliyor, yanında 3 yada 5 falafel topu ile. Yanına ayrıca soğan domates ve acı veriyorlar.

Burada yapacağınız çok basit. Yavaşça soğanın kabuğunu koparıp alacaksınız elinize, onu bir kaşık edası ile humusa batıracaksınız, yavaşça anın tadını çıkartarak. Sonrasında dişleriniz ve ardından dilinizle buluşacak o soğan/humus kombinasyonu ve dünya 1 dakikalığına güzel bir yer haline gelecek sizin için 😊 Afiyet olsun şimdiden.

Yorum Yaz