Merhaba herkese tekrardan. Prag’da yılbaşını geçirdikten sonar bir hafta sonu kaçamağı ararken, ucuza Viyana görünce neden olmasın dedik, aldık çantamızı ve gittik.

Bir hafta sonu kaçamağı için oldukça güzel bir şehir fakat en az bence Viyana’ya 3 gün lazım ve mümkünse hafta içi olmalı veya bitişi cumartesiye ayarlayacağınız şekilde olmalı. Neden böyle dedim, çünkü Pazar her yer kapalı. Her yer darken abartmıyorum, marketten su alacağız açık market bile yok, bu nedenle ilk uyarım, geldiniz, Pazar’da buraya gideriz, alışverişi, son gün Pazar yaparız gibi düşüncelere girmeyin sakın, pazar gününü ölü gün gibi düşünün biraz.

“Viyana (Almanca: Wien), Avusturya’nın başkenti ve en büyük şehri, aynı zamanda ülkenin dokuz eyaletinden yüzölçümü bakımından en küçüğü. Yaklaşık 1.705.000 kişilik nüfusuyla ülkenin en kalabalık kentidir, çevre ilçeleriyle birlikte Viyana’da yaklaşık iki milyon insan yaşar, ki bu da Avusturya nüfusunun yaklaşık dörtte biridir. Nüfus bakımından Viyana Avrupa Birliği’nin en büyük onuncu kentidir. Birleşmiş Milletler bürosuyla Viyana Birleşmiş Milletlerin dört resmi merkez temsilciliğinden birine sahiptir.”

“Yüzyıllar boyu Habsburg hanedanının yerleşim yeri olan kent, bu süre boyunca Avrupa’nın kültürel ve politik merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kent Londra, New York ve Paris’ten sonra iki milyon nüfusuyla dünyanın en büyük dördüncü kentiyken, I. Dünya Savaşı sonrasında nüfusunun dörtte birini kaybetmiştir. Viyana coğrafi konumu ve çoğu imparatorluğuna yıllarca başkentlik yapmış olmasından dolayı gerek mimari gerekse kültürel açıdan Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biridir. Hala daha Habsburg hanedanının izlerini taşıyan eski kent merkezi ve Schönbrunn Sarayı Avusturya devletinin başvurusu üzerine Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilmiştir. Viyana’nın sembolü olan Stefan Kilisesi şehrin merkezinde bulunur.”[1]

Viyana Eyaleti’nin resmi dili Almancadır.

Musluk suları içilebiliyor, biz doldurup içmiştik, bir kuzey Avrupa tadı olmasa da, yine de içilebilir temiz su.

◊  NASIL GİDİLİR?  ◊

Evet, aktarmasız uçuş olarak İstanbul’dan Pegasus ve THY hizmet vermekte. Uçuş 2 saat 25 dakika sürmekte.

THY her gün Atatürk havalimanından uçuşu bulunuyor. 8:10 – 10:10(Sabiha Gökçen) – 12:00 – 17:40 – 19:55 saatlerinde kalkışlı uçuşları var.

Pegasus’ta ise 3 alternatif var Sabiha Gökçen kalkışlı.

Her gün saat 12:10’da var. Salı ve Çarşamba 15:30 ve Cuma, Pazar günleri 16:30 uçuşları bulunmakta.

◊  NEREDE KALINIR?  ◊

Burada her yazımda olduğu gibi Booking ve Airbnb seçeneklerini vereceğim. Otelinizin metroya yakın olmasına dikkat edin çünkü şehir içi pahalı olabiliyor, bu nedenle şehrin az dışında ucuza buluyorsanız metro yakınlığına bakınız.

Biz hemen Viyana tren garı yanında Star Inn Hotel Premium Wien Hauptbahnhof, by Quality’de kaldık. Hem şehre yakın hem gar yanında olduğu için uçaktan şehre gelir gelmez otele yerleşme imkanı ve gidişte akşam dönüş uçuşunda çantayı otele bırakıp gezip dönüşte hemen çantaları alıp rahat dönmemizi sağladı.

Booking.com 15$ indirim için tıklayabilirsiniz.

◊  ŞEHİR İÇİ ULAŞIM  ◊

Evet burada önemli bir nokta var, biz bu hataya düştüğümüz için size uyarmak istedim. Telefon hattımı kullanabiliyordum yurtdışında aynı tarifeyi. Goolle Maps’ten bakıyorduk sürekli toplu taşıma için önceden gezdiğimiz zamanlarda da ama burada bizi yanılttı çünkü ana trenleri görüyor fakat şehir içi metro göstermiyordu. Bu nedenle bir harita ve metro haritası elinizde veya telefonunuzda olsun ve en azından hangi metro nereye gidiyor önceden inceleyerek bir ön fikir sahibi olunuz bence.

Havalimanından şehre gitmek için iki alternatif var. Birincisi tren, ikincisi ise tren. Biz treni tercih ettik burada.

Otobüs bileti 8€ ve Morzinplatz/Schwedenplatz durağına gidiyor.

Tren de ise üç alternatif var. Bizim kullandığımız Railjet ti. Bilet 3,90€. Ana tren garına gidiyor. 16 dakikada Wien Mitte durağına giden tren ise 11€. Üçüncü alternatif ise Express train S7, 37 dakika sürüyor ve Floridsdorf durağına gidiyor. Merkez için ikinci seçenek daha mantıklı. Veya biz birinci seçenek ile gitmiştik, otobüs veya üçüncü tren alternatifini pek önermem.

Eğer şehir içi metro kartı almak isterseniz Vienna Red Card var. 24 saat 13.90€, ayrıca 210’un üzerinde yerde indirim sağlıyor. Biz almamıştık. Eğer tek bilet almak isterseniz 2.20€ bilet. Ayrıca Viyana Shopping Ticket adı altında sabah 8 akşam 8 arası (Pazar ve tatil günleri dahil değil) 6,10€’ya bilet bulunmakta.

Son uyarı, bileti mutlaka önceden alın, otobüs içi, tramvay içi almayın daha pahalı bindiğinizde alırsanız.

◊  GEZİLECEK YERLER  ◊

Evet, geldik Viyana’da nereler gezilir. Yukarıda belirttiğim şekilde, metrolara yakın olmak her zaman işinize yarayacaktır burada. Gezilmesi gereken yerleri yazacağım size ve bizim gibi kısa bir süreliğine geldiyseniz metro+yürüme planı yazacağım bizim uyguladığımız.

Bir diğer önemli nokta, tekrardan hatırlatayım, pazar günleri her yer neredeyse tamamen kapalı! Mağazalar, marketler, bu nedenle güzelim sokaklarda boş dolaşabilirsiniz.

♦Rathaus. Viyana Belediye binası. Viyana belediye meclisi genel merkezi. Neo-gotik tarzda 1872-1883 yılları arasında yapılmıştır. Kule üzerinde Viyana sembolü Rathausmann koyulmuştur. 2012’de 35 milyon euro bütçe ile yenileme çalışmaları başlamıştır. Metro: Rathaus.

♦Votivkirche. Rathaus’tan hemen yukarıda ister yürüyerek ister metro ile ulaşabilirsiniz. Ufak güzel bir parkı var + asıl güzellik neo gotik tarzda ki Votive Kilisesi. 1853’te kral Franz Joseph suikast atlatınca, Kral’ın erkek kardeşi tanrıya teşekkür anlamında bu kiliseyi yaptırıyor. 1879 yılında açılmıştır. Metro: Rathaus/Schottentor.

♦Rathaus’un hemen arkasında Burgtheater bulunmakta. Avusturya Ulusak Tiyatrosudur ve dünyada ki en önemli alman dili tiyatrosudur. 14 Mart 1741 yılında açılmıştır. Metro: Rathaus.

♦Avustura Parlamento binası. Rathaus’tan aşağı doğru inince görmemeniz imkânsız olan yapı. Ringstraße bulvarında yer almakta. Eğer Rathaus’tan aşağı geliyorsanız binanın arkasında kalacaksınız. Ne güzel binaymış darken asıl güzellik önce caddeye bakan kısımda bu nedenle sabırlı olun. 1883 yılında tamamlanmıştır bina. 13500 metre kare alana yayılı. İkinci dünya savaşı sonrası yenilenmek zorunda kalmıştır. Önemli seremoniler burada kutlanmaktadır. Giriş rampasında at eğiticileri heykelleri bulunmaktadır. Ortada ise Athena (Yunan tanrıçası) heykeli/fıskiyesi bulunmaktadır. Athena’nın altındaki dört figür Avusturya-Macar imparatorluğunun önemli nehirleri Danuba, Inn, Elbe ve Vlatva’yı temsil eder.

♦Volkstheater. 1889 yılında yapılmıştır. Özel bir şirket yönetmektedir tiyatroyu. İkinci dünya sonrası tamir edilmiştir. Eski alman kültürüne sadık oyunlar bulunmaktadır. Metro: Volkstheater.

Volksgarten. Volkstheater kaşrısında bulunan park. Aynı zamanda gece renkli gece hayatı için bu bölgeyi tavsiye edebilirim.

♦Museums Quartier. Müzelerin bulunduğu alana verilen isim burası. Hemen Volkstheater’ın aşağısında kalıyor. 60 bin metre kare alana sahiptir. Lepopold sanat müzesi, MUMOK modern sanat müzesi, Viyana Ulusal Tarih Müzesi, Viyana Sanat Tarihi Müzesi bura da yer almakta. Metro: Museumsquartier. Buradan aşağı doğru Mariahilfer Caddesine, yukarı doğru ise şehir merkezine, Hofburg sarayına çıkarsınız.

♦Mariahilfer. MuseumsQuartier’dan başlayan geniş ve uzun bir alışveriş cadde. Alışveriş seven (özellikle bayanlar) için muhteşem bir yer. Ayrıca cadde üzerinde Mariahilf Kilisesi bulunmakta. 1686 yılında yapılmış bir kilise. Unutmayın ki, Pazar cadde üzeri bütün dükkanlar kapalı. Neubaugasse caddesi ise Mariahilfer’I dik kesen alışveriş caddesi. Pazar harici çok keyif alacağınızdan eminim. Metro:Museumsquartier/Neubaugasse.

♦Hofburg Sarayı. 1654 yılında yapılan, şehrin en merkezindeki saray. Şu anda Avusturya başkanının yeri olarak kullanılıyor. Ana saray Hofburg, yazlık saray olarak ise Schönbrunn sarayı kullanılmaktaydı. Sarayın farklı bölümleri için bilet satışı yapılmakta. 13’üncü yüzyılda yapımına başlanan saray 20nci yüzyıla kadar ilaveler ile büyümeye deam ediyor. Ana meydana ilerleyen kısımda Roma kalıntılarını görebilirsiniz ufak bir bölümde açık şekilde duruyor. Kış binicilik okulu (giriş ücretli), Sisi müzesi de aynı zamanda burada. Saray’ın açıklamalı şemalarında Museumsquartier ile beraber gösterilmekte. Metro: Museumsquartier/Herrengasse.

♦Stephansplatz Metrosu. Bu metro etrafı ana şehir merkezi. Bütün görülmesi gereken ana kısımlarda bu metroyu kullanabilirsiniz.

♦Aziz Stephan Kilisesi. 1147 yılında inşa edilmiştir. Viyana’nın simgesi bu kilise. Viyana başpiskoposu burada ikamet etmektedir. İçine giriş serbest. Gotik tarzda bir mimariye sahip 107 metre yüksekliğinde bir kilise. Kendinden önceki iki eski kilise üzerine yapılmıştır. 1534 yılında Osmanlıların geldiğini görüp haber vermekle görevli bir memuriyet görevi bulunuyordu kilisenin çan kulesinde. 1956 yılına kadar bu görev devam etmiştir artık Osmanlı tehdidi olmadığı gerekçesiyle.

♦Aziz Peter Kilisesi. Barok mimaride yapılmış bir Katolik kilisesi. 1733 yılında tamamlanıyor yapımı. Çok büyük değil, 400 kişi ağırlayabilen bir kilise.

♦Viyana Veba Sütunu. Viyana merkezinde, Aziz Stephan kilisesi arkasında kalıyor cadde üzerinde. 16963 yılında tamamlanmıştır. 1679 yılında kentte meydana gelen veba yüzünden, salgın bitince anıt adanıyor. Veba ile ilgili bazı yerlerde Viyana’da hatta otellerde, tuvaletlerde klozetlerin çıkıntılı olduğunu fark edebilirsiniz. Nedeni çıkanı görüp hastalık var mı yok mu görerek sonar sifon çekilmesi için. (o yüzden çok yapmayın, direk suya düşmüyor)

♦Ankerhur Saati. Saat 12’de müzik eşliğinde figürler çıkmakta. Orta çağda bu bölge tekstil ve gıda ticaret bölgesiymiş. Ama aynı zamanda giyotin, mahkeme ve kilise bulunuyordu.

♦Stadpark. 65 bin metre kare alana yayılı bir park. Parka âşık oldum ben. Cumartesi öğlen güneşin altında çimlere yatmış gençler, banklarda kitabını okuyan, güneşlenen insanlar. İnsanların azlığı ve nezihliği, o güzel ortam beni gerçekten çok etkiledi. Gönül isterdi uzun zamanım olsa Viyana da çimlere yayılıp gökyüzünün tadını çıkartsam. Halk için yapılan ilk parktır. 1857 yılında yapılmıştır. Parkta büyük bir de kafeterya (Steiereck) bulunmaktadır. Dinelmek ister, bir kahve eya tatlı isterseniz güzel bir alternatif. Aynı zamanda Kursalon Wien diye konser, balo salonu bulunmaktadır ucunda. Metro: Wien Mitte/Stadtpark.

♦Stad parktan geri aşağı Museumsquartier’e doğru yürürseniz Viyana Devlet Operasına geleceksiniz. Eğer Viyana’da opera izlemek isterseniz ki kesinlikle yapmalısınız bence, uçak biletinizi aldığınız tatilinizi kararlaştırdığınız an hemen web sitesine gidip biletinizi alınız. Gerçekten anında bitiyor ucuz yerler çünkü.

Websitesi : Vienna State Opera

Eğer hiç giremediniz veya fiyatlar yüksek geldi, hemen sağ tarafında büyük erkan, karşısında oturacak yerler var, içeriden canlı olarak dışarıda televizyona veriliyor. Metro: Karlsplatz.

♦Kärntner Sokağı, Viyana Devlet Operası yanından giden alışveriş caddesi.

♦Albertina Müzesi. 65binden fazla tablonun yanında bir milyondan fazla baskı eserleri koleksiyonunun bulunduğu müze. 1745 yılında açılmıştır.

♦Hundertwasser Evi. Sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış bir apartmandır. Binanın hiçbir yerinde düz öğe bulunmamaktadır. Dışı rengarenk, gaudi mimarisi tarzında bir tasarımı var. Toplam 52 daire ve altında 4 adet dükkân vardı. Çok turistik bir merkez Viyana da. Friedensreich Hundertwasser şöyle demiştir: “Ressam özgür olmak istediği evler ve mimariler hayal eder ve bunları da gerçekleştirir.”. Metro: Rochusgasse.

♦KunstHausWien. Hundertwasser’dan hemen biraz yukarı yürüme mesafesinde bulunuyor. Hundertwasser’ın çalışmalarının olduğu müze. 2009 yılında 174000 ziyaretçi gelmiştir. Devlet desteği olmadan, tamamen özel bir işletme olarak yürütülmektedir. Restorasyonu 1892 yılında yapılmış bina üzerine 1991 yılında yapılarak açılmıştır.

♦Wiener Riesenrad. Prater eğlence parkı girişinde bulunan 65 metre yüksekliğindeki dönme dolap. KunstHausWien’dan yürüme mesafesinde veya metro ile Praterstern durağında inerek gelebilirsiniz. Ülkenin en turistik bölgelerinden birisi ve özellikle sıcak mevsimlerde lunapark açıkken çok daha güzel oluyor burası. Hem kış hem yazın geldim ben buraya, kışın sıcak havanın tadı olmuyor maalesef. 1985 yılına kadar dünyanın en büyük dönme dolabıydı. Lunaparkta sadece gezseniz de dönme dolaba binmeden dönmeyin. Girişi 10 euro. Ayrıca özel etkinlikler için bir kabin özel olarak hazırlanabiliyor. Sevgilisine evlilik teklif etmek isteyen erkekler varsa düşünebilir 😉

♦Wurstelprater. Dönme dolabın hemen arkasındaki lunapark. Önceden bilet alabilirsiniz, her oyuncak için ayrı bilet almanıza gerek yok. Gerçekten güzel büyük bir alana yayılmış durumda. Sıcak havalarda dediğim gibi çok güzel oluyor. Önerilen bazı gece kulüpleri de burada ama aksam saatlerinden sonar, 8 sonrası diyeyim, bir anda Arap / Müslüman parkına dönüyor, o nedenle erken gitmek daha iyi olabilir bence.

♦Karl Kilisesi. Barok tarzda bir kilise. Yanındaki metro durağında içinde 7/24 opera çalan bir tuvalet var J dinlenmek için güzel ufak bir parkı ve meydanı var.

♦Schönbrunn Sarayı. Evet, geldik bence Viyana’daki en muhteşem yere.

1668 yılında yapılmış barok mimari saray. 15 Mayıs 1955 yılında ikinci dünya savaşı sonrası Avusturya özgürlüğünün imzalandığı anlaşma burada imzalanmıştır.

“Habsburg Hanedanı’nın yazlık sarayıdır. Ülkede en önemli kültürel anıtların bulunduğu saray 1960 lar’dan beri Viyana’ya gelen turist cazibelerininden biridir. Schonbrunn Sarayı’nın ve bahçesinin yapımı ancak 1744-1749 yılları arasında imparatoriçe Maria Theresia tarafından tamamlatılmıştır. 1683’deki II. Viyana Kuşatması’nda, çevredeki binalar yok edildi. 1569’da, Kutsal Roma İmparatoru II. Maximilian, bir tepenin altında Viyana nehrinde büyük bir su ovasını satın aldı. II. Maximilian günümüzde sarayın bulunduğu bölgede kaynayan bir su görüp, sudan biraz içmiş ve tadını beğenerek, suyun üstününe bir çeşme yapılmasını emretmiştir. Çeşmeye de güzel çeşme yani Schönbrunn adı verilmiştir. Ayrıca İmparator II. Maximilian, eskrim yapılması için alana, sülünler, ördekler, karaca ve damızlık domuzu ve eğlenceli avlanma bölgesi olarak hizmet vermesini için emir vermiştir. Bahçeleri ve çeşmeleriyle tanınan bin 200 odalı sarayın hayvanat bahçesi ise Avrupa’nın en eskilerindendir. Bu yazlık saray İmparator Franz Joseph’in eşi, Sissi adıyla tanınan İmparatoriçe Elisabeth’in en sevdiği mekandı. İmparator I. Karl, 1918’de tahtı bıraktığını bildiren ve Habsburg Hanedanı hakimiyetine son veren anlaşmayı burada imzalamıştır. Schonbrunn Sarayı Avrupa’nın en güzel saraylarından biridir.” [2]

Burada biz Naz ile ikiye ayrıldık. Saray yanında bulunan hayvanat bahçesinde pandaları görebilirsiniz. Naz panda görmek istedi ben ise ayrılarak sarayın etrafını gezmeye karar verdim. Metrodan indikten sonar biraz yürümeniz gerekiyor maalesef. Ufak bir yer değil, belki de Viyana’da gezilecek en büyük yer. Naz pandaları izlemeye gitti, eğer vaktiniz var ise tavsiye ederim. Eğer bilet alacaksanız boşa kuyruğa girmeden yanda ki makinelerden alabilirsiniz. Saray bahçesine gelecek olursak ise, muhteşem bir manzara, ufak bir tepe yamacında çimler ve güzel bir hava beni karşıladı. Etrafı güzelce seyretmek, resimler çekmek için çok güzel bir nokta. Sonrasında ise tatillerde yapmayı en sevdiğim şey, güzel havada çimlere uzanıp, ayaklarımın altında toprağı hissedip, muhteşem gökyüzünün ve havanın tadını çıkartmak. Tam daldım mutluluktan ölürken naz çaldırdı beni panda seansı sonrası. Eğer hava güzelse, gelin mutlaka burada biraz dinlenin, anın ve hayatın tadını çıkartın derim.

◊  NE YENİR, NE ALINIR?  ◊

Hehehehehehehe, en sevdiğimiz kısım tabi ki ne yenir!

♦Şnitzel! Şaşırmadınız tabiki. Şnitzel önerimiz direk Figlmüller olacak. 3 alternatif var, domuz, dana ve tavuk. Önceden uyarayım, porsiyonlar gerçekten büyük. Yanına ise mutlaka patates salatası isteyin.

♦Cafe Sacher. Sacher otel’in bir bölümü aslında. Gelmişken bura ya kadar sacher yememek olmaz. Hemen Viyana Operası arkasında kalıyor yeri.

♦Güzel, tatlı bir ortam eşliğinde kahvenizi yudumlayıp dinlenmek isterseniz Cafe Hawelka önerebiliriz. Sadece tek sorun porsiyonlar çok küçük.

♦Tredlink! Buraya geldiniz, komşusu Çek’ten aldığı bir güzel lezzet. Prag’da yemeye doyamadığımız bu tatlıyı bura da bulunca baya mutlu olduk 🙂

♦Döner. Avrupa döneri benim için hep ayrı lezzetli olmuştur.

Peki ne alalım? Açıkçası her yerde olan aynı hediyelikler bulunmakta. Buradan alabileceğiniz orjinal ürünlerin başında tabi ki klasik müzik ve Mozart geliyor. Mozart ve opera sembollü hediyeler alabilirsiniz.

Güzel çikolatalar ve seramik ürünler bulabilirsiniz ayrıca. Çok turistik kısımlar dan almamaya çalışın ama çünkü aynı ürüne fazladan para veriyorsunuz bu sefer. Ve son diyeceğim şey, alışverişi sakın ama sakın pazar gününe bırakmayın.

Son dip not: Eğer gece eğlenmek isterseniz, Volkstheatre bölgesine gelebilirsiniz. Volksgarten Clubdiskothek adlı mekanı herkes övmekte fakat, bizim önerimiz hemen bir yanında ki mekan olacak. Heme çok daha eğlenceli idi, hem daha kalabalık.

Benden şimdilik bu kadar. Herkese iyi seyahatler, Viyana’ya gidecek olursanız kartpostal atmayı unutmayın 🙂

Yorum

  1. Avatar

    Kalemine sağlık,valla hiç sıkılmadan okudum ve uzun zamandır merak ettiğim ama kimseye soramadığım veya sormayı unuttuğum tuhaf tuvalet cıkıntısı konusunda aydınlandım,cok teşekkürler 🙂

Yorum Yaz