Helsinki, Finlandiya. Benim için her şeyin başlangıcı olan, dünyayı ve hayatı farklı görmeme neden olan ülke.

İlk olarak Finlandiya’ya değişim öğrencisi olarak gitmeden önce yurt dışı deneyimimi olmamıştı. İlk Finlandiya ile başlamıştım bende bu deneyime. Neden Finlandiya sorusuna ise verilecek cevap çok basit. Metal müzik tabi ki! Nightwish ve Children of Bodom gitmemde önemli yere sahipti.

◊  FİNLANDİYA  ◊

Öncelikle biraz Finlandiya ile ilgili bilgiler vereyim, bazıları komik, bazıları ise beni gerçekten etkiledi.

İlginç bir bilgi, İskandinav ülkesi olarak geçiyor Finlandiya ama aslında Fenoskandiya ülkesidir.

Birinci dünya savaşı sonrası bağımsızlıklarını ilan ediyorlar ve cumhuriyetleri Türkiye ile aynı zamanlarda, 1918’de ilk olarak tanınıyorlar. Aynı yılda doğan iki ülkede, sonucunda bizim ve onların geldiği nokta ise bizim açımızdan çok üzücü maalesef.

Finlandiya deyince akla ilk gelen şey tabi ki soğuk, bu nedenle yaz dönemi gitmenizi öneririm, yazın bile soğuk olabiliyor çünkü.

Yazın giderseniz kuzey ışıkları görmeniz zor ihtimal, zaten Helsinki2de de zor daha kuzeye gitmeniz gerekiyor ama soğuk dönemlerde daha belirgin kuzey ışıkları. Eğer ışık için gidecekseniz kuzeyde Rovaniemi şehrine gidin.

Ülke yüzölçümü ile nüfus oranlaması yapıldığında kilometre kare başına 19 kişi ile Avrupa’nın en sonuncu ülkesi.

Soğuk dedik ama Finlandiya’nın asıl önemli noktası Sauna. Yaklaşık 2 milyon sauna bulunmakta. Ülkede arabalardan çok sauna bulunmakta. Genelde her evde bile bulunduğu oluyor. Benim evim tek katlı bir evdi. Yanında sauna ve barbekü. Klasik Fin etkinlikleri sauna sonrasında kara atlamak veya buz tutan göle girmek. Yapın demiyorum, kalp krizi riski olabilir ama ben denedim güzel :)) bunun dışında saunada en uzun kalma gibi garip yarışmalarda düzenleniyor Finlandiya’da. Dünyaya kattıkları güzel şeylerden en önemlisi sauna. Burger King Finlandiya’da mağazasında sauna bulunmaktadır.

Musluk sularını gönül rahatlığı ile içebilirsiniz.

Finlandiya ile ilgili genel komiklikler ise düzenli olarak yapılan karı taşıma yarışması. Eş demedim çünkü burada erkekler karılarını taşımak zorunda. Birincilik ödülü ise karınızın ağırlığı kadar bira!

Güzel yanlarından bahsetmeye devam edelim, plastik şişelerin %90’I, camların ise %100’ü geri dönüşüme gitmekte. Zaten bütün marketlerde geri dönüşüm aletleri bulunmakta, kendi şişelerinizi attıkça markette kullanabileceğiniz depozito parası veriyor geri. (Özellikle parti sonraları iyi şişe=depozito çıkıyor)

Eğitimin ücretsiz olduğu sayılı ülkelerden birisi.

2010 yılında (ilk gittiğim zaman) Finlandiya her vatandaş nasıl elektrik suya ulaşım hakkına sahipse, internete de ulaşmalıdır diyerek bir yasa çıkartıyor herkes internete ulaşabilsin diye.

Ikea’dan alışveriş yapmayı seviyorsanız, yemek masaları ve masa isimleri Finlandiya’daki yerlerden gelmektedir.

Dünyadaki en fazla Metal grubu oranına sahip ülke.

İlginç ayrı bir detay, Finlandiya’daki slot aletlerinden (Kumar aleti) elde edilen kazanç hayır kuruluşlarına dağıtılmaktadır.

Ve sonunda en sevdiğim özellik. Finlandiya’da her çocuk doğduğunda devlet bir yardım kutusu gibi paket vermekte, içerisinde genel ihtiyaçlarını karışlayabileceği şeyler ve sonunda kutu, çocuğun ilk puseti olabiliyor. Bunun amacı ileride farklılıklar oluyor ama her çocuk hayata eşit başlasın diye.

◊  NASIL GİDİLİR? 

İstanbul’dan gidecekler için, uçuş tam 3 saat sürüyor ve sadece Atatürk havalimanından Türk hava yolları kalkış yapıyor. Diğer firmalarında var örneğin SAS ama Star Alliance üyesi olduklarında ortak uçuş yapılıyor.

Eğer Stockholm’daysanız veya Finlandiya’dan Stockholm’e gidecekseniz mutlaka cruise gemisini öneririm. İki kere bindim ben ve ikisinde de gerçekten çok memnun ayrıldım. Stockholm’den saat 4 gibi kalkıyor ve sabah 9 da Finlandiya’da oluyor. Epey uzun bir yolculuk ama göreceğiniz yeşil ve mavinin buluştuğu doğa manzarası, serin baltık denizi havası iyi ki binmişim dedirtiyor.

Bu turu yapan iki şirket var Viking ve Silja. Saatleri ve kalkış varış limanları farklı bu nedenle dikkat etmek lazım.

İlk olarak Stockholm’dan 2-3 saat arası sadece adaların arasından geçerek sürekli boğaz turu yapıyormuş havasına bürünüyorsunuz. Dışarıda hava güzelse, dj ve canlı müzik oluyor, insanlar oturmuş içkisini yudumlayım muhabbet ediyor. Akşam mecbur yemek saati kaçıyor diye içeri girdik.

Geminin içerisi lüks bir otel gibi, ufak çaplı slot makineleri var, kendi free shopu, büfeleri veya restoranı var. Biletinizi alırken önceden restoranları ve sabah kahvaltısını seçebiliyorsunuz, isterseniz yanınızda getirebilir veya oradaki büfelerden atıştırmalık alabilirsiniz.

Ben restorandan hem aksam yemeği hem sabah kahvaltısı almıştım. Akşam yemeği gerçekten şahaneydi. Açık büfe, eti, sebzesi, sushisi sınırsız içkisi, tatlısı dört dörtlük bir menüydü ve açık büfe olup dandik yemekler değil, hepsi gerçekten çok lezzetli bir menüydü. Sürekli zaten garsonlar tabaklarınızı yeniliyor, masanız bir anda dolup taşmıyor.

Kahvaltı yine aynı şekilde açık büfe, isterseniz kahvaltıda şampanya! Evet aynen öyle, veya normal bir kahvaltı isterseniz çay veya kahve masanıza termosla getiriyorlar. Kahvaltı gayet tatmin ediciydi, sadece domuz ürünler ağırlıklı et ve şarküteride.

Akşamı ise gece 12-1 arasına kadar canlı müzik var ve gerçekten eğlenceliydi, sonrasında ise geminin kendi gece kulübü var.

Ve sabah Helsinki’ye varıyoruz.

Eğer Helsinki’de uzun süre kalıyorsanız daha kısa bir rota ile Estonya, Tallinn şehrine de gidebilirsiniz. Stockholm gibi büyük bir gemi değil ama Finlilerin sürekli gittiği bir gemi. Uluslararası suya girdiği Kabul edildiği için içkiler çok daha ucuz hem gemide hem de Estonya genelinde. Bu nedenle Finliler genelde Estonya’ya gidip koliyle alkol stoğunu yapıp ülkeye geri dönüyorlar. Yapmanızı öneririm kesinlikle.

Booking.com 15$ indirim için tıklayabilirsiniz.

◊  HELSINKI  ◊

Açıkçası diğer ülkeler, şehirler ve başkentler gibi hareketli, coşkulu birçok şey yapabileceğiniz bir şehir değil Helsinki. Daha küçük, kendi halinde ufak bir şehir. Gidecekseniz yazdığım gibi yaz ayında veya 30 Nisan’da Vappu’ya gitmeniz. Finliler işçi bayramını büyün gün içerek ve eğlenerek kutluyorlar. Mutlaka denenmesi gereken bir deneyim Finlandiya’da Vappu.

Eğer uçakla şehre geldiyseniz, normal şehir içi toplu taşıma bileti havalimanı şehir merkezine giden metroda kullanılabiliyor. Bu nedenle ilave bilet almanıza veya aramanıza gerek yok. Havalimanında makinelerden alabilirsiniz. Günlük bilet alırsanız şehri daha rahat gezersiniz.

Eğer gemi ile geliyorsanız İsveç’ten, hemen varış limanı önünde tramvay geçmekte.

Bilet alacaksanız toplu taşıma için size bir fiş gibi kâğıt veriyor, sonrasında bilet aramaya çalışmayın, o kâğıt biletiniz. Herhangi bir karton veya sert kâğıt kart ilave manyetikli vs hiçbir şey yok, sadece elinize gelen fiş gibi bir kağıt. Şehir küçük olsa da bazen kullanmak gerekebiliyor, bazı görülmesi gereken yerler uzakta kalıyor çünkü.

Helsinki’de finliler ile ilgili dikkat edeceğiniz şey size çok güler yüzlüdürler, mutludurlar hayret edersiniz ama aynı zamanda çok soğukturlar. Finli bir arkadaşımla okulda öğlen yemekte otururken bana kolunu açtı ve “bak seninle kolumu açınca bu mesafede yakın oturuyoruz, demek ki benim yakın arkadaşımsın” dedi. Parklarda tek kişilik banklar vs görmeniz mümkün. Tek olmayı seven kendi halinde bir millet Finliler.

Gece eğlencelerinde yaş sınırı yüksek genel olarak 18+’yım girerim diye düşünmeyin 21 veya 24 genelde.

Saat farkı yok Helsinki ile.

◊  NERELER GEZİLİR?  ◊

♦Helsinki Katedrali ve Senato Binası. Zaten ufak bir şehir, meydanda hemen karşınıza çıkacaktır. Eğer kiliseye girecekseniz, öğlen kapalı oluyor bu nedenle açık olduğu saatleri kontrol edin. Çok vakit almaz zaten burası, ama merdivenlerine oturup dinlenebilir medeniyetin tadını çıkartabilirsiniz.

♦Rock Church (Kaya Kilisesi), Temppeliaukio. Bir kayanın içerisine yapılmış bir kilise. Mimari tasarım yarışması sonucu seçiliyor bu tasarım. Mimarisi gerçekten çok ilginç ve inanılmaz. Aynı zaman da ses akustiği olarak ta özel zamanlarda ayrı bir kalitesi var. Bu kilise de aynı zamanda metal müzik dinleyen ve metal ayinleri de yapan bir rahip bulunuyor. Eğer metal müzik seviyorsanız, “Pagan Metal” belgeselini seyredip, daha fazla bilgi alabilirsiniz ayinler ve kilise ile ilgili.

♦Upenski Katedrali. Üst limana doğru giderseniz meydandan, ufak bir tepe üzerinde sizi bekliyor burası. Helsinki ortasında, tamamen bir Rus mimarisinde bir kilise. Yine açık olduğu saatleri gözden geçirmenizde fayda var. Burada hoşuma giden etrafı yeşillik ve direk liman manzarası sizleri bekliyor.

♦Pazar Meydanı, Salutorget. Finlandiya da yiybileceğiniz en güzel sokak lezzetleri ve hediyelik eşyalar burada. Mutlaka buraya uğramadan geçmeyin. Zaten hediyelik için burası bir numaralı tercih. Aynı zamanda burada yemek yemeden dönmeyin, kesinlikle pişman olmazsınız. Bölgeyi haritada ararken Keisarinnankivi olarak ta arayabilirsiniz. Upesenki Katedraline doğru giderken yeri.

♦Suomenlinna Adası. Pazar meydanından vapurlar kalkıyor bu adaya. Özellikle yaz aylarında Finlilerin vazgeçilmez yeri. Piknik yapmak ve çimlere yayılıp dinlenmek için eşsiz bir yer. Aynı zamanda doğa yürüyüşleri için de güzel bir alternatif. Ama Finlandiya’dasınız ve havaya mutlaka bakın, günlük güneşlik günde adaya gidip yağmura yakalandığımı bilirim. Gitmek isterseniz yine aldığınız günlük bilet geçerli burada da. Helsinki’nin güzel bir yanı, tek biletle her şeye binebilmek.

♦Sibelius Anıtı. Böyle bir yapı neden şehrin bu kadar uzağın da anlamış değilim ama muhteşem Finlandiya parklarının ortasında bir anıt. Bu anıt, Finlandiya’nın sembolü olarak kabul edilir. Diğer semboller ile kıyaslanamaz tabi ki bir Eiffel veya I Amsterdam gibi ama bu şehrin simgesi, sembolü ne derseniz oda bu. Buraya geliş biraz sıkıntılı, otobüs ile gidip sonrasında yürümeniz gerekiyor parka. Şehir merkezinden 3-3.5 km arası bir uzaklıkta. Finlandiyalı bestekar Jean Sibelius anısına yapılmıştır bu yapı.

♦Esplanda Park. Yine Pazar meydanından yürüme mesafesinde, şehrin ortasında deniz kenarı sayılabilecek bir park ve meydan. Kafeler, yeşil alanlar, banklar, tam bir dinlenme sosyalleşme merkezi diyebiliriz buraya Helsinki için.

♦Ufak bir şehir, bu nedenle, tramvay hattı biraz anlaması zor olsa da biletiniz varsa, kendiniz panoramik şehir turları da yapabilirsiniz. Müze sevmeyen birisi olarak Kiasma Müzesi, Ataneum Müzesi ve Ulusal müzeleri önerebilirim size ama ben girmedim.

◊  NE YENİR, NE ALINIR?  ◊

Finlandiya yemek konusunda çok sıkıntılı bir yer aslında. Salatada tuz yerine şeker kullanan, genel olarak yemekleri tatlı (hiç acı ve neredeyse tuzlu yok) ve Fin mutfağı diye bir şeyin aslında olmadığı bir ülke. Yine de bazı güzellikleri var ki tatmanızı, bende gördüğümde heyecanlanıp aynı zamanda duygusallaştığım tatlar var.

♦Karjalanpiirakka. Geleneksel Fin kahvaltı hamur işi. Hamur, içi tereyağı ve yumurta. Kahvaltıda mutlaka deneyin.

♦Grillimakkara. Bunu yazıyorum, Finlandiya yazıp bu olmazsa olmaz ama aynı zamanda ay ayıp demeyin domuz ürünü yazıyorum diye. Sosis, hardal ve bira ile servis ediliyor. Özellikle yaz kamplarında çok tercih ediyor Finliler.

♦Ruisleipä.  Çavdarlı sert ekmekleri. Özellikle tereyağı sürüp yemek veya arasına sandviç yapmak hoş oluyor.

♦Korvapuusti. Cupcake tarzı bir tarçınlı çörek. İsveç ve Norveç’te bulabileceğiniz türlerden ama burada daha yumuşak oluyor.

♦Salmiakki. Aman tanrım, mutlaka deneyin, beğenirseniz tebrik ediyorum sizi ama büyük ihtimalle beğenmezsiniz 🙂 Burada salmiakki anasonlu bir içki. Tabi dondurması, gofreti, her türü var salmiakki’nin.

♦Filtre kahve. Dünyada en çok kahve içileen yerde kahve içmeden olmaz.

♦Somon ve deniz ürünü yemeden gitmeyin. Ayrıca Geyik etini deneyebilirsiniz Finlandiya’da.

♦Gezilecek yerler listesinde mutlaka olan bir kısım, buraya da ekledim. Salutorget yani Pazar meydanı yeme içme listenizde bir numarada olsun. Yediğim en muhteşem patates buradaydı. Ufacık patatesler, kabuğunu bile nasıl soydular anlamadık, inanılmazdı. Yanında ise somon ve halanmış sebze istedik. Finlandiya’da ne kadar yemek konusunda sıkıntılı bir yer olsa da Pazar alanı tam size göre. Deniz kenarında sokakta olsa da muhteşem bir yemek size bekliyor.

Aynı zamanda hediyelik birçok eşyayı burada bulabilirsiniz. Çok fazla zaten meydan da ve etrafta her Başkent ve popüler şehirdeki gibi hediyelikler yok, Kaya Kilisesi karşısında iki adet dükkân var. Onun dışında uğramanız gereken yer Kesinlikle Pazar meydanı.

Sonuç olarak, maalesef çok büyük veya görkemli bir şehir değil ama benim aşkım ve ilk göz ağrım. Eğer kısa bir tatiliniz yoksa burada, Helsinki’den Tallinn(Estonya) kaçamağı yapmanızı veya yaklaşık 10 saat bir tren yolculuğu ile kuzeye Rovaniemi şehrine (dünyanın en kuzeyindeki son paralel buradan geçmekte ve dünyanın en kuzeyindeki McDonalds burada) uğramanızı tavsiye ederim. Özellikle kuzey ışıklarını görmek isterseniz Rovaniemi güzel bir tercih olur ama soğuk zamanlarda daha iyi görünür.

O zaman sizleri Finlandiyalı aşklarımla baş başa bırakayım, herkese iyi seyahatler.

3 Yorum

  1. Avatar

    doruk bey finlandiya kasvetli bir yer midir? Turizm için gidilir mi? yoksa paramıza mı yazık?

Yorum Yaz