Ah, Amsterdam, Amsterdam. İki kere gittim Amsterdam’a. İlkinde ailem ile, ikincisinde ise arkadaşlarım Can Engin ve Naz Aksu ile. Tabiki anlatacağım kısım arkadaşlarım ile son yaptığımız yılbaşı programından olacak. 5 gün Amsterdam’da kaldık ve herkes gibi bayıldık, güzel anılarla döndük.

Amsterdam herkesin aklına özgürlük ile geliyor. Meşhur Red Light District, coffee shoplar, rahat insanlar, her yerde bisiklet süren yaşlısı genci. Evet burada uyuşturucu belirli bir grama kadar serbest 5 grama kadar ama uyarımı yapayım, uyuşturucu kötüdür her yerde, hele birde yabancı memlekettesiniz aman bir şey olur dikkat edin.

Şu zaman gidin diyemem açıkçası, biraz şans olabilir. İlk temmuz ortası gittim ben 2011’de, yağmura yakalandım, ikincisinde yılbaşı 2015-2016 zamanında gittim ve güneşli çok güzel bir hava vardı.

Aramızda 2 saat var, saatlerinizi ayarlamayı unutmayın.

Cep telefonu operatörlerinin yurt dışında tarife kullandırma servisleri Hollanda da geçerli. Ben kendi tarifemi, Türkiye’de olduğu gibi kullanmıştım.

Euro kullanıyorlar, fiyatları çarpıp sonrasında mutsuz olmaya hazırlıklı olun.

◊  NASIL GİDİLİR?  ◊

Biz Skyscanner‘dan ucuz uçak bileti kovalarken THY ile ucuz bilete denk gelmiştik, 6-7 ay öncesinden biletimizi almıştık. Bunun dışında KLM, Pegasus, Atlas Jet ve Onur Air, Amsterdam uçuşu gerçekleştiriyor.

◊  NEREDE KALINIR?  ◊

Amsterdam’da ben tercihimi Booking‘den yana kullandım, şehir merkezinden çok uzak olmayan bir yerde otel’de kalmıştık. Budget Hotel Barbacan isimli. Tabi, Amsterdam’da olunca seçenekler oldukça fazla. Özellikle hostel alternatifi bir hayli fazla. Gençken öğrenciyken bize güzel gelirdi, ucuza hostelde kalmak ama artık bizim bünye hosteli, başkaları ile kalmayı kaldıramadığından oteli tercih ettik.

Hostel bakacaksanız mutlaka puanına yorumlarına bakın internette, eşyalarınızı bırakacaksanız aklınızın kalmaması lazım.

Bunun dışında Airbnb veya Booking üzerinden ev ayarlayabilirsiniz. Benim araştırdığım zamanda en pahalı evler oluyordu, özellikle kanal evlerinde kalmak isterseniz.

Çok uzak olmamak ile beraber, illa şehir merkezinde bir yer bakmanız gerekmez bence. Biz yürüme mesafesinde olan bir otelde kaldık ve hiç bir zorluk çekmedik.

Otellerde genelde duvarlar’da çeşitli mekanların tanıtımlarını ve indirim kuponlarını bulabilirsiniz. Göz atmanızda fayda var gittiğinizde.

Booking.com 15$ indirim için tıklayabilirsiniz.

◊  AMSTERDAM  ◊

Amsterdam’a vardığınızda, hava limanından şehir merkezine giden metro bulunmakta. Biletleri, hava limanında pasaport kontrolünden çıktıktan sonra, bilet makinalarından alabilirsiniz.

Gezilecek yerler neresi acaba, orada vakit geçer mi gibi sorular varsa aklınızda tamamen unutun. Vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağınız bir şehir Amsterdam. Gezerken ilk dikkat etmeniz gereken şey trafik ama araç trafiği değil, bisiklet trafiği! Amsterdamda her yer bisiklet yolu, bisikletlere özel trafik ışıkları, ve belkide araçtan çok bisiklet vardır. 3-4 katlı sadece bisiklet otoparkı bile var Amsterdam’da öyle düşünün. Tabiki bunu gördükten sonra keşke bizde de böyle olsa diye iç geçiriyor insan ama o kadar da ufak bir şehrimiz yok maalesef. İstanbul’un bir ucundan gitmek istesek 10 kilo veririz herhalde.

Amsterdam’da dikkatinizi çekecek bir şey, binaların çoğunun yamuk olduğu. Bunun sebebi zeminlerin bataklık ve yumuşak zemin olması. Amsterdam şehri doldurma yapılarak bina temelleri kazıklı sistem olarak inşa ediliyor ama sonucunda yamuk ev görüyoruz her yerde.

Amsterdam’da hiç kullanmasanız bile, şehrin buram buram uyuşturucu koktuğunu burun deliklerinizde hissedeceksiniz. Eğer ot çekecekseniz, veya meşhur space keklerden yemek istiyorsanız, mutlaka bilindik yerlerden alın. Sonucunda ne olacağı belli olmuyor deniyor ve ölenler bile varmış bu konuda veya komaya girenler. Bu sebeple, burada en meşhur yer Bulldog. şubeleri var Amsterdamda, kimseyi zorlamıyorum veya ben içtim demiyorum ama yetkili yerlerde yapın yapacaksanız. Özellikle coffee shoplar belirli bir saat sonrası satış yapmıyor, sokak aralarında zenciler isteyip istemediğini sorabilir, hiç aldırış etmeyin.

Amsterdam’da mutlaka görmeniz gereken yerleri önem sırasına göre yazmaya çalışacağım, eğer fazla vaktiniz kalır veya gününüz fazla ise, bizim yaptığımız gibi bir gün Rotterdam ve bir gün Haarlem şehirlerini öneririm.

Amsterdam’da müzelere girmek istiyorsanız, size tavsiyem I Amasterdam kartları olacaktır. Bu kartlar hem toplu taşımada kullanılabiliniyor, müzelere giriş imkanı veriyor, kanal turu ve amsterdam haritasını içeriyor. 24 saatlik kart 55€, 48 saat 65€, 72 saat 75€ (internete özel indirimler oluyor 72 saatlikte bazı zamanlar), 96 saat 85€. Bu kartı isterseniz evinizden alabiliyorsunuz 1 hafta içerisinde geliyor. Ben açıkçası yürümeyi çok sevdiğimden ve müze sevmediğimden bulaşmadım bu karta ama müzelere girip gezecekler için düşünülebilir. I Amsterdam kartı ile ilgili detay ve önceden satın almak isterseniz ⇉ TIKLAYINIZ

♦Kanallar. Amsterdam’da her yer kanal. Her kanal’dan faklı güzel caddelere, farklı manzaralara çıkabiliyorsunuz. Bu nedenle, benim tavsiyem kendinizi kanallara bırakıp, toplu taşıma yerine yürüyerek şehri keşfetmeniz.

♦Red Light District. Evet meşhur kırmızı fener sokağımız. Öncelikle belirteyim, fotoğraf ve video çekmek yasak burada. Kanal üstlerinden geçen minik köprülerde resim çekseniz sorun olmaz ama özellikle çalışan bayanları çekelim, videoya alalım kesinlikle yasak. Uyarımı yapayım ben başınızı belaya sokmayın. Burada bayanlar dünyanın en eski mesleğini gerçekleştiriyorlar. Cam bölmelerin arkasında, vücutlarını ve güzelliklerini sergileyen bayanlar, ücret karşılığı erkekleri (belki bayanda olur 🙂 ) içeri odalarına alıyorlar, gerisini hayal gücünüze bırakıyorum. Burada bu nedenle çok sayıda pazarlık görebilirsiniz, erkeklerin sadece eğlence amaçlı bayanlarla konuşması, veya arkadaş grubunun aralarından birini sırtına vura vura içeri sokması gibi görüntüler çok normal burada. Tabi burada sadece bayan arkadaşlar yok, aynı zamanda çeşitli şovların olduğu mekanlar, sex shoplar, kısacası cinsellik ile alakalı yok artık buda mı olur diyeceğiniz her şey var. Biz bu tarz etkinliklerden kaçınsak ta, canlı sex tiyatroları, veya başkaları yaparken izleyebileceğiniz mekanlar, coffee shoplar burada gayet yaygın. Yanlışlıkla tiyatro varmış gösteri varmış diyerek gördükleriniz karşısında şaşırmayın. Burada dikkat edilmesi gereken bir konu, kırmızı ışıklı bayanlar kadın, mavi ışıklılar ise sonradan bayan olan abiler. Burada ayrıca erkekler için, red light boyunca kanalın her iki tarafında da pisuvarlar bulunuyor. Herhalde içip kanala yapmaya çalışıp birde düşmesinler diye herhalde, kanal boyuca pisuvar bulabilirsiniz erkekler.

♦Rijksmuseum. E yani Amsterdam’a gelip, herkesin merak ettiği mekan tabiki de I Amsterdam yazısı. I Amsterdam card geçerli burada. Hollanda’daki sanat ve tarih müzesi. Müzeler çok fazla benim ilgimi çeken bir kısım değil, eğer ilgileniyorsanız, araştırma yapıp içeride neler var, girebilirsiniz. Ben şehri yaşamayı daha çok seven birisi olduğum için bana sanat müzeleri cazip gelmiyor. Burada I Amsterdam yazısı önünde büyük bir yeşil alan bulunuyor ve bu bölge müzeler olması sebebi ile Museumplein olarak geçmekte. Yazın gittiğimde her yer yeşil çok güzel bir görüntü vardı, kışın ise burayı buz pateni pistine çevirmişlerdi, kışın ayrı bir güzel oluyor burası.

♦Hazır Museumplein’dasınız, burada ilginizi çekebilecek müze Van Gogh Müzesi. Eğer Van Gogh’a ilginiz varsa değerlendirebileceğiniz bir müze. I amsterdam card geçerli.

♦Van Gogh yanında Stedelijk Museum bulunmakta. Modern sanat müzesiymiş. İlginiz varsa bakabilirsiniz, benim hiç ilgimi çekmediği için yorum yapamayacağım bu müzenin içi ile ilgili. I Amsterdam card geçerli.

♦Dam meydanı. Mutlaka görmeniz gereken meydan, Amsterdam’ın I Amsterdam yazısından sonra ikinci sembolü belkide bu meydan. Meydanın tam ortasında ulusal anıt bulunmakta. Meydan’da ayrıca dünyaca ünlü Madame Tussauds müzesi var. Amsterdamın 2 ünlü caddesi Kalvarstraat ve Damrak caddelerine buradan bağlanıyor. Amsterdam Kraliyet Sarayı hemen meydanın yanında. Meydanda ayrıca sokak gösterileri, müzisyenler, her turlu sokak aktivitesini bulmanız mümkün.

♦Dam meydanındasınız hazır, Amsterdam’ın önemli caddelerinden birisi olan Damrak’a uğrayabilirsiniz. Uzunca, sonuna kadar gittiğiniz taktirde tren garına ulaşan bir cadde burası. Tren garına yaklaştığınızda kanal şekline geliyor. Buradan kanal turları kalkıyor eğer ilgilenirseniz ama tek kalkan yer burası değil, sadece alternatiflerden birisi. Cadde üzerinde benim en sevdiğim şey, Amsterdam’ın ünlü patates kızartmalarıydı. Bir kaç değişik şube bulmak mümkün burada, yürürken elinize bir külah patates almaktan zarar gelmez. Eğer şehri turlayan otobüslere binmek isterseniz veya, müzelere önceden bilet alıp, bilet kuyruğunda beklemek istemezseniz bunları alabileceğiniz ofisler bu cadde üzerinde bulunuyor. Caddenin özellikle üst kısımlarında, yani tren garına doğru kısımlarda kumar oynanan yerler mevcut. Yine caddenin yukarılarına doğru hediyelik eşya alabileceğiniz mekan sayısı ve kalitesi artıyor ama bu da demek ki, fiyatta artıyor. Cadde üzerinde görebileceğiniz son 2 şey ise iki adet müze. Birisi vodka müzesi, diğeri ise sex müzesi. Sex’in müzesimi olur demeyin oluyormuş.

♦Nieuwendijk caddesi ise ufak istiklal diyebileceğimiz bir cadde. Ünlü mağazaların bulunduğu bir alışveriş caddesi. Bu caddenin başında Simit Sarayı bulmanız mümkün.

♦Madame Tussauds Müzesi. Bence Amsterdam’a gelindiğinde mutlaka uğranması gereken bir müze, sanat müzeleri yerine çok daha eğlenceli ve verimli geçtiğini düşünüyorum. Burada sıkıntı, girdim çıktım değil, gerçekten vakit alan bir müze bu nedenle 2 gün üzerinde zamanı burada geçirecekler daha çok tercih edebilir. Burası ünlü müzenin Amsterdam ayağı. Ünlü isimlerin bal mumu heykelleri mevcut bu müzede. Çoğu heykel ile resim çekilme, saçma pozlar verme ve sıra bekleme baya vakit alıyor. Bu nedenle Amsterdam’da gideceğiniz yerler arasında olsun ama ilk sıralara koymayın. Biz çok eğlendik müzede, herkese tavsiye ederim.

♦Heineken Experience. Arkadaşlarımla çok beğendiğimiz, beni benden alan bir deneyimdi. Bira içmeyi çok severim, yalan değil, burası Heineken bira markasının, Amsterdam’da eski bira fabrikasını, turistlere yönelik bir deneyime dönüştürmesi. Burada girmek istiyorsanız ya erken saatte gelin veya internetten sıra alın, gerçekten çok sıra oluyor ve internetten veya acentadan alınan biletlere öncelik var. İçerisi ile ilgili bilgi vermem gerekirse, Eskiden günümüze, Heineken birası nasıl yapıldı bunun tarihçesi sunuluyor. Bazı kısımlarda resimler, o zamandan eşyalar, bazı yerlerde projeksiyon veya sinema perdesi. Daha sonrası biranın yapımını bir bayan görevli bize anlattı. Fabrika içerisinde biranın yapım aşamalarını görüyorsunuz. En sonunda sizi bir 4 boyutlu diyebileceğim bir sinemaya alıp sanki siz biraymışsınız ve nasıl şişeleniyorsunuz, bunu anlatan bir sinema var. Sonrasında size bira nasıl içilir, onu öğreten bir ders veriyorlar ve arkasından sizi artık dinlenme odasına alıyorlar. Burada 2 adet bira içme hakkınız var veya bu haklarınızı bira nasıl doldurulur eğitimine katılarak harcıyorsunuz ki sonunda bir bira var yine. Ben bunu tercih ettim, sertifikamı da aldım 🙂

♦Vondelpark. Amsterdam’da, 470000 metre kare büyüklüğünde göz kamaştıran bir park. Eğer şehirde kalacağınız süre uzun ise mutlaka buraya gelip, özellikle de sıcak zamanlarda, çimlere yayılıp, yeşilliğin ve göllerin tadını çıkartın. Bizim yapamadığımız ve içimizde kalan şey ise, vakit bulursanız mutlaka bisiklet kiralayıp Vondelpark’ı bisiklet ile gezmek. Amsterdam’lılar bu parkı dinlenme yeri, spor yapma, bisiklet sürme, kısacası hayatın karmaşasından birazda uzaklaşmak için kullanıyorlar ve gördüğünüzde ne kadar haklı olduklarını anlayacaksınız.

♦Amsterdam’da kanal gezisi yapmanızı tavsiye ederim. İlk geldiğim zaman yapmıştım. İngilizce olarak şehrin kurulmasını, yapı temellerini, kanalları anlatıyorlar.

♦Eğer tamamen buzdan bir barda içki içmek isterseniz Amsterdam’da mevcut. Biletleri önceden alınız burası için çünkü rezervasyonlu ve kapıya geldiniz biz gireceğiz yapamıyorsunuz. Ya yukarıda belirttiğim bilet ofislerinden veya internetten biletleri alabilirsiniz önceden.

♦Her popüler şehirde olan Hop On Hop Off otobüsleri burada da var. Eğer şehri kilit noktalara gidip sonrasında otobüsle diğer kilit noktaya geçmek isterseniz bu seçeneği değerlendirebilirsiniz ama Amsterdam’da her kanal her sokak ayrı güzel, yürümenizi tavsiye ederim otobüs yerine. Ayrıca Amsterdam’da otobüs ve tekne karışık. Tekne turu/otobüs kombinasyonu yapabiliyorsunuz.

♦Rembrandtplein. Yılbaşında geceleri geçirdiğimiz meydan. Özellikle yılbaşı, meydan ortasına yemek stantları kuruluyor. Standart hamburger, sosisli yanında diğer tarzlarda yemeklerde bulunuyor. Sıcak şarap stantları veya bini pub/barlar meydanı renklendiriyor. Ama sadece meydanın ortası değil, bütün meydanın etrafındaki mekanlar ayrı güzel. Geceyi geçirebileceğiniz gece kulüpleri ve publar mevcut.

◊  MACERALAR, ANILAR, TESADÜFLER, ŞANSLAR  ◊

Otelimiz Amsterdam’daki botanik bahçesinin yanındaydı ve şansımıza gittiğimiz zamanda burada ışık festivali vardı. Yol üzerinde çeşitli aydınlatmalar, geceye hareket katmıştı. Bu zamana özel Işık festivali kanal turları mevcuttu.

Yolda giderken 3 genç erkek çocuk bize utana sıkıla red light’a nasıl gideriz diye sordu. Sanki oralıymış edası ile gayet ciddi bir şekilde anlattık kendilerine.

Yılbaşı Amsterdam’da her yer havai fişek. İlla bir mekan bulmam lazım diye düşünmeyin, sokakta da inanılmaz eğlence var.

Eğer elektronik almak isterseniz, tren garını karşınızda iken sağa giderseniz Media Markt var. Tax free alış veriş yapabiliyorsunuz ve maalesef ülkemizden ucuza geliyor. 4 Adet iPhone 6s ile dönük biz 🙂

◊  NE YENİR?  ◊

♦Ne yenir kısmında öncelikle Amsterdam’dasınız, mutlaka patates kızartması deneyin.

♦Hollanda donutlarından tatmanızı tavsiye ederim, pudra şekerli ve çikolata soslu oluyor, ben çikolata soslu daha çok seviyorum, bizim lokmanın daha büyüğü, aynı zamanda isterseniz kuş üzümlüde oluyor ama ısıtılmış değil, yeni pişmiş alın, önceden pişirip ısıtıcı kapta bekletiyorlar onları boşa denemeyin.

♦Bir diğer tadımlık ise Herring (Ringa balığı). Normalde yurt dışında bir lokantada, restroranda herring istediğiniz taktirde saçma soslu bazen mide kaldırmayan balıklar geliyor. Amsterdam’da size önereceğim herring, siz gezerken yol üzerinde görebileceğiniz sokakta sandiviç şeklinde satılanlar. sadece balık, soğan ve turşu koyuyor ekmeğin arasına. Balık çiğ ama çiğlini hiç anlamadan kendisini yedirtiyor.

♦Mutlaka peynir tadın! Hatta her boş bulduğunuz mekanda tada tada gidebilirsiniz 🙂 Burada size önerim, eğer peynir almak istiyorsanız Hollanda’dan, şehirdeki hiç bir peynirciden peynir almayın, büyük süpermarketlerde aradığın peynir zaten var ve daha ucuz. Şehir içi peynirciler artık turistlere gider ayak, peynir kakalamacası olmuş vaziyette. Marketten peynir alacaksanız dikkat edeceğiniz iki konu var. “Belegen” eski peynir, “Joung” yeni taze peynir. Ben damak tadı olarak kesinlikle eskiciyimdir bu nedenle eskiler daha bana uygun. Bir diğer nokta ise peynirlerin üzerinde yazan 35, 50 gibi sayılar. Buda yağ oranlarını göstermekte peynirlerin. Bizim damak tadımıza en uygun olanlar eski ve az yağlılar, ama Amsterdam’da gerçekten yenisinden, yağlısına inanılmaz peynirler tadacaksınız.

♦Beer Fabriek. Vaktiniz olursa mutlaka uğramanızı öneririm. Kendi biralarını yapan mekan. Eğer grup halinde gidecekseniz, özel grup masaları var. Masanın ortasında fıçı bira musluğu bağlı, siz ne kadar içerseniz ona göre litre usulu en son fiyat geliyor. Asıl mekanla ilgili şirin kısım, her yer sepetlerde yer fıstığı dolu ve herkes istediği kadar alıp, yeyip kabukları yere veya masaya atıyor. Buranın spesiyali kendi özel tavukları, barbekü sosu ile geliyor. Güzel bizim beğendiğimiz bir tavuk ama 2 kişi bölüşür doyarız demeyin, bir porsiyon bir kişilik, test ettik onayladık. Yanında ben haşlama mısır istedim, oda tereyağı ile beraber geliyor bunu da denemenizi öneririm.

♦Eğer kışın gidiyorsanız, kasım sonu, aralık başı gibi zaten yeni yıl moduna giriyorlar, özellikle Rembrandtplein meydanında hamburger veya sosislerden tadın. Bazen domuz bazen değil, 2 türü var, yemeden sorun, bazılarında bacon sarıp veriyorlar çünkü.

♦Eğer kahvaltı arayacak olursanız, bütün şehirde sandviççiler göreceksiniz. Gayet büyük porsiyonda olan sandviçler hem etli hem etsiz iki şekilde mevcut. Sabah kahvaltısı için ideal oluyorlar.

♦Mutlaka sokak hamur işlerini ve tatlılarını tadın. Krep ve waffle çok çeşitli şekillerde görebilirsiniz. Nutellalı meyveli krep tavsiye ederim.

♦Eğer vaktiniz var ise, bir gece Irish Pub’a gitmenizi öneririm. Spesifik bir isim vermeyeceğim, bir kaç tane var çünkü. Canlı müzik eşliğinde bira içmek isterseniz güzel bir alternatif.

◊  NE ALINIR?  ◊

Her büyük şehirde olduğu gibi, alacağınız hediyeler aynı gibi. Üzerinde Amsterdam yazan her şeyi bulmanız mümkün. Bunun dışında çok değişik orijinal hediyeler (bir çoğu müstehcen) bulmanız mümkün. Sakın buradan ot getireyim vs gibi düşüncelere kapılmayın, hava limanında özel detektörler var. Mutlaka peynir alın dönmeden. Hollanda’da hatta terlikler meşhur. Bu terliklerden büyük süs veya küçük hediyelik dağıtmak için olanlarını alabilirsiniz.

◊  ÖZET  ◊

Eğer yanımda not olarak dursun maddeler derseniz Amsterdam’da yapılması gerekenler listesi önem sırasına göre:

  1. Dam Meydanı
  2. Damrak Caddesi
  3. Nieuwendijk Caddesi
  4. Rijksmuseum (Museumplein)
  5. Red Light District
  6. Kanal Turu
  7. Vondelpark
  8. Heineken Experience
  9. Madamme Tussauds
  10. Rambrantplein Meydanı
  11. Zevkinize göre diğer kalan müzeler (Amsterdam’da herşeyin müzesi bulunmakta.)

Yeme içme konusunda:

  1. Patates Kızartması
  2. Hollanda donutu
  3. Herring
  4. Bier Fabriek’te bira, yer fıstığı (bu benim tavsiyem, mutlaka değil)

◊  SON SÖZ  ◊

Doruk: “Benim için asla son olmayacak bir şehir. İnanılmaz eğlendiğimiz, canımızın bir an bile sıkılmadığı, yapılacak şeylerin, gezilecek yerlerin çok fazla olması, hiç bir zaman tam olarak şehre doymanıza izin vermiyor, bu nedenle Roma’da gelmek için çeşmeye bozuk para atılırken, Amsterdam hiç birşey yapmadan kendisini yinede çektirmeyi başarıyor.”

Naz : “Yanınızda kafa dengi ve yürümeyi seven arkadaşlarınız varsa keşfetmesi, yaşaması ve gezmesi eğlenceli ülkelerden Hollanda. Amsterdam, Rotterdam ve Haarlem’i kapsayan 5 gün Hollanda’ya yetiyor bir de yılbaşı tarihlerine denk getirirseniz artısı rengarenk gökyüzü hep gülen insanlar oluyor. Her bir bölgesinde, sokağında keyifle mükemmel anılar biriktireceğinize emin olun. Uykuyu unutun, şehrin tadını çıkarın.”

3 Yorum

  1. Avatar

    Bu ürünleri coffeeshop denilen yerlerden alabilirsiniz. Sokaktan, sokak satıcılarından asla almayın. Gitmeden araştırıp bilindik coffee shoplardan almanız güvenli tarafta kalmanızda önemli olacaktır. Dışarıda içmek yasak, coffee shoplarda içebilirsiniz. Ayrıca hiçbir bu tarz ürünü tek denemeyin ve arkadaşlarınızla aynı anda denemeyin, sonucunun ne olacağını bilemezsiniz.

  2. Avatar

    Güzel yazı olmuş. Peki oraya gittiğinizde ot ve benzeri ürünler kullandınız mı nereden temin ettiniz bunları da paylaşabilir misiniz?

Yorum Yaz